|
Montessori Eğitimi
Uzmanlar Yuva dünya standartlarında eğitim veren örnek
okul modeli olmayı kendine misyon edinmiş bir eğitim kurumudur.
Yaklaşık bir asırdır dünyada uygulanan Montessori eğitim sistemini yurt
dışından getirtilen özel materyalleri ve bunun eğitimini almış
öğretmenleri ile bünyesine entegre eden yuvamız; öğrencinin somut,
hızlı ve etkin bir biçimde öğrenmesini sağlamakta; öğrencide ”ben
yapabilirim, başarabilirim” duygusunu geliştirmekte ve öğrenme isteğini
arttırmaktadır.
Montessori çocuklara verilen eğitimin geleneksel yapısını
tamamen değiştirdi. Ona göre çocuklar kendi kendilerine öğreniyordu ve
bunun asıl adı gelişimdi. Açık olan gelişimin öğretilemez
olduğuydu. Çocuk bu süreçte kendi kendini yapılandırmaktaydı.
1915’te tüm dünyanın dikkati bir kere daha Montessori Yöntemi’ne
çevrildi. San Fransisco’da düzenlenen uluslararası bir sergide camdan
bir sınıfın içinde çocuklar kendilerini çevreleyen onlarca insanın
arasında hiçbir rahatsızlık duymadan yoğunlaşarak Montessori Araçlarıyla
çalıştılar. Bu orada bulunanların kesinlikle beklemediği bir durumdu,
çocuklar özgür bir biçimde kendi işlerini yönetiyor ve dikkatlerini çok
uzun süreler yaptıkları işe verebiliyorlardı. Herkesi şaşırtan bir diğer
durum ise çocukların bu çalışmalardan sakin ve mutlu ayrılmasıydı.
Çalışmak ve öğrenmek çocukların doğasında ayrılmaz bir parçasıydı.
. Bir eğitim emekçisi olarak, dünyanın bir çok ülkesinde konferanslar,
eğitimler vermiş, kitaplar yazmış, yeni okullar ve öğretmen eğitim
merkezleri açmış, bir yandan da çocukları gözlemlemeyerek kendi
eğitimine devam etmiştir. Bir dünya vatandaşı olarak yaşamıştır. Dünya
genelindeki çabalarının ürünü olarak metodu dünyanın bir çok ülkesinde
uygulanmaktadır.
Montessori Eğitim Felsefesi
Montessori’nin eğitim felsefesi çocuğa bakışı nedeniyle
geleneksel anlayıştan çok ayrıdır. Montessori’ye göre çocuklar
yetişkinlerden tamamen farklı bir biçimde öğrenir, düşünür ve
algılarlar. Bu nedenle çocuğu yetişkinin eksik bir örneği olarak görmeye
çalışarak eğitim vermek, binlerce yıldır yapılmakta olan bir hatayı
sürdürmekten başka bir anlama gelmez. Çocukların kendilerine has
ihtiyaçları ve hakları vardır. Yetişkinin çocuğun gelişim sürecinde
yapabileceği tek şey çocuğun önündeki engelleri kaldırmak ve onun
ihtiyaçlarını karşılamaktır. Eğitim çocuğun kendi kendini inşa ettiği bu
dönemde onun sahip olabileceği deneyimleri zenginleştirmek ve
tecrübeleri ilerleme yönünde sunabilmektir.
Geleneksel yöntem çocuğun gelişimini notlar, testler ve
karnelerle ölçerken, Montessori Yöntemi bu ölçümü temelinden reddeder.
Açıktır ki gelişimi bu şekilde ölçmeye çalışmak çocuğu hedefi sadece bir
test sonucuna indirgeyen olumsuz bir yarışmaya sokar, oysa asıl amaç
öğrenmek ve ilerlemektir.
Montessori Yönteminde değerlendirme çocuğun araçlarla
çalışması sırasında yapılan hassas gözlemlerin bir sonucu olarak
belirlenir. Özellikle ilk altı yaşta çocuğa herhangi bir geleneksel
değerlendirmenin yapılamayacağı, gelişimi ölçtüğü düşünülen testlerin
çocuklar hakkında oldukça kısıtlı ve fazlasıyla genellemeye dayalı
bilgiler verdiği bilinmektedir. Bu nedenle çocuğun çalışmaları sırasında
toplanan gözlemler ki bu gözlemler sadece araçlarla yapılan çalışmalar
hakkında değildir, beden eğitimi sırasında yaptığı hareketler de gözleme
dahildir oyun oynarken arkadaşlarıyla kurduğu sohbetlerde. Çocuk
hakkında toplanan bu gözlemler hem Montessori’nin ilke ve ölçülerine hem
de gelişim psikolojisinin verilerine göre değerlendirilir. Montessori
Yöntemi çocuğun gelişimini sayılarla değerlendiren bir karneden çok
çocuğun yaptığı işler, öğretmen ve gözlemci yazıları ve uzmanlar
tarafından düzenli bir takiple değerlendirir. Çocuğun başarıları, güçlü
olduğu konular ve zayıflıkları da bu yazılarda belirtilir ve öneriler de
bulunulur.
Montessori Yöntemi iki temel gelişim süreci
belirlemiştir: bu süreçlerden birincisi doğumdan altı yaşa kadar olan,
ikincisi ise altı yaştan on iki yaşa kadar olan süredir. İlk altı yaşa
kadar çocukların bulunduğu bir Montessori sınıfına “çocukların yuvası”
anlamına gelen “casa dei bambini” denir.
Çocukların yuvasında çocuklar bireysel öğrenme biçimleri
ve hızlarına göre öğrenir ve gelişirler
Gelişimin ilk evresi yoğunluklu olarak bireysel
deneyimlere dayanır, çünkü çocuk beyninin ve kişiliğinin çok büyük bir
kısmını bu dönemde inşa eder. Bu evrede çocuklara geleneksel eğitimde
olduğu gibi eğitmen tarafından belirlenen bir içerik ve belirlenmiş bir
hızla eğitim vermeye çalışırsak, bu çocuğun gelişimini fakirleştirmekten
başka bir işe yaramaz. Fakat bu durum çocukların tamamen bireysel bir
eğitim aldıkları anlamına gelmez, çocuklar farklı yaşlar ve farklı
becerilerdeki arkadaşlarıyla özgürce ilişki kurabilecekleri bir çevre
içinde ilk toplum deneyimlerini elde ederler.
Fakat, günümüzdeki çocuk büyütme anlayışları ve
geleneksel eğitim çocuğa özgürlük ve bağımsızlık vermek yerine çocuğun
yerine karar verme ve çocuğun hayatını yetişkinin denetimine bırakmasını
destekler. Ne yazık ki bu yanlış uygulama çocuğun hayat için ihtiyaç
duyacağı becerilerin gelişememesiyle sonuçlanır.
Montessori Yöntemi’nin temel öngörüleri şunlardır:
-
Çocuk yetersiz bir birey değildir. Tüm canlılar gibi
çocuk da bağımsızlığını yani kimsenin yardımı olmadan kendi ayakları
üstünde durabilmeyi ister.
-
Çocuğa saygı duymak gerekir aksi takdirde onun
seçimleri doğru değerlendirilemez.
-
Çocuk kendi öğrenme deneyimini gelişim ihtiyaçlarına
uygun olarak kendisi yönetebilme becerisine sahiptir.
-
Çocuklar yetişkinlerden farklı şekilde bilgi alır ve
öğrenir.
-
Çocuğun gelişimi hakkındaki bilgi çocuğun Montessori
Yöntemi’nce düzenlenen bir çevreyle kurduğu ilişkinin
gözlemlenmesiyle elde edilir. Öğretmenin gözlemleri değerlendirilir
ve çocuğun ilerlemesi bu verilere göre düzenlenir.
-
Gelişim süreci içinde çocuğun çevresindeki bazı
uyaranlara karşı zaman zaman daha duyarlı olduğu dönemler vardır. Bu
dönemlerde öğrenme diğer dönemlere göre çok hızlı, yoğun ve etkisi
güçlüdür. Hayatın ilk altı yılında mümkün olan duyarlı dönemlerde
çocuk dile, sosyal ilişkilere, duyularını geliştirme ve
ayrıntılamaya, bilgilerini sınıflandırma ve derecelendirmeye
eğilimli olur. Bu nedenle çevre duyarlı dönemleri en verimli biçimde
kullanabilecek bir biçimde düzenlenmelidir.
-
Hayatın ilk altı yılı yaşamın daha sonraki yıllarıyla
kıyaslanamayacak kadar değerlidir. Çocuk yetişkinliğinde kullanacağı
hayat becerilerinin büyük bir kısmını bu ilk altı yılda inşa eder.
En önemlisi çocuğun bilgiyi alma ve işleme becerisi bu dönemde çok
yüksektir ve en verimli şekilde değerlendirilmesi gerekir.
-
Çocuklara sözel olarak bilgi iletilmesi yararsız bir
çabadır. Çocuklar bu dönemde bilgiyi mutlak surette yaparak ve
yaşayarak alırlar. Sorun bilgiyi alma ve değerlendirme sürecinin
çocuğa nasıl yaşatılabileceğidir. Montessori araçları çocuğun
bilgiyi yaşayarak keşfedebilmesini sağlar çünkü artık bilgi söz gibi
soyut değil ama çocuğun eliyle işleyebileceği somut bir biçimdedir.
-
Bağımsız sorun çözme becerilerinin gelişmesi
desteklenir ve çocukların kendi ayakları üstünde durabilmeleri
cesaretlendirilir.
Kaynak :
2008 Montessori
Eğitimi Joomla is Free Software released under the GNU/GPL License.
Montessori
çalışmalarından fotoğraflar :
|